Ablamın iki adet, benim ise bir adet minik tosbağası olmasından dolayı, ablamlarla daha sık bir araya gelir olduk. Daha önce hangi cilt maskesi, hangi etkinlik daha iyi, ayakkabının topuk boyu, eteğin kloşu mu makbul kalemi mi şeklinde olan sohbetlerimizin yerini doğal olarak; fasulyenin faydaları, şekersiz pasta yapımını korkunç olmaktan nasıl kurtarırız, tuvalet eğitimi, okul vukuatları konuları aldı. Bekar arkadaşlarımız olsun, ailenin diğer iki bekâr” teyzesi olsun, “sürekli çocuk hakkında konuşuyorsunuz” muhalefetlerinin de etkisi yok değil bu buluşmalarda. Sohbetlerimizin az biraz sıkıcı olduğu üzerine söylemlerde gerçeklik payı var kabul, ancak Dünya Sağlık Örgütünün her yıl kamuoyuna duyurduğu oranda.

Bu buluşmalarda“kazan kazan” modelini çıkarlarımıza göre tekrar yorumladığımız dedikoduları ise doğru. Hem çocuklar bir arada eğlenirken öğrenir - en nihayetinde çocuk çocuğa baka baka kararır- hem de onlar birbirleri ile meşgulken biz de kahvelerimizi içip önümüzdeki seçimler hakkında fikir teatisinde bulunabiliriz diye düşünüyoruz çoğunlukla, azınlıkla kısmına ise değinmeyeceğim, o sır(!)

Geçirdiğimiz en verimli zamanlar ise tabi ki sofralarımızda oluyor bu buluşmalarda. Gerçi düzen ve sakinlik henüz bizim mahalleye uğramadı, aksine biz daha çok yemeğin hazırlanışından bitişine kadar olan süre zarfında küçük çaplı bir meydan muharebesi yaşıyoruz. Çocukları yemeğe çağırdığımızda da mehter takımını oluşturan atalarımızın genlerinin aktarımında herhangi bir aksaklık çıkmadığına da şahit oluyoruz.

Bu yüzden kalabalık sofralar minik mikroplar için bulunmaz nimet, eğlence açısından.

İpek, Onur ve Banu’nun çilekli dondurma ile odanın çeşitli yerlerine muntazaman yerleşmiş, pür dikkat bir ciddiyetle ve mutlulukla dondurmalarını yemelerini, aradan biraz zaman geçtikten sonra da mevsimin yeni çıkan nimetlerinden çilek, kiraz, erik derken, sofrada neşe ile kirazlardan küpe yapışlarını, Onur’un kirazın çekirdeğini sapından ayırmadan yemenin püf noktasını iki küçük hanımefendiye anlatmaya çalışmasını ve o iki küçük hanımefendinin de birbirlerine meyve paslamalarını izlemek, yeryüzünde test edilip onaylanmış en güzel manzaraların insanda yarattığı huzura eşdeğer bir huzur hissettirdi bize.

Mutluluğu İpek’imin kuzenleri ile yemek yemesinde izleyince, bir de üstüne yapmış olduğum aşırı sağlıklı dondurmayı yerken yeğenimin “Zeynep teyze bunun limonlusunu da yapsana nefis olmuş” demesi olmuştu. Mutluluktan yüzümdeki gülümsemenin yanaklarımı aşarak odaya dolduğunu hissetmiştim. Bu yüzden o ünlü elektronik markasındaki “börekçi anne” sıfatını da üzerime almaya can-ı gönülden razıyım. Şu hayatta anladım ki; sevginin kaynağı, mutluluğun pınarı, ölümsüzlük kadehindeki suyun, bünyedeki etkisi bizim minik mikroplarda.

Buradan da Abidin abiye sesleniyorum, Abidin abi arayışlarına son verme zamanı geldi de çattı, mutluluğun resmi bir çocuğun yeni bir şey keşfettiğinde yüzünde oluşan o aydınlık gülümsemede gizli.Mutluluk, ebeveyn kişisinin minik mikroplarının kalabalık sofralarda keyifle meyveler hüpletmesini, sohbet etmesini izlemesinde gizli.

Onlar için de aynı şey geçerli midir bilimiciiim, gerçi bizlere bakıp “Ay annem ne şirin, ne tatlı diyorlar mıdır?” Pek sanmıyorum! Büyüklerin meşguliyetleri onlarınkinden oldukça farklı.

Ben ise onların meşguliyetlerinin pamuk şeker kıvamına, hafifliğine hayranım.

Sizi Ailenin Bir Numaralı Teyzesi/Halası Yapabilecek Çilekli Dondurma Tarifi: (1 yaş üstü çocuklar için)




Muhteviyatı:

3 avuç çilek
3 çorba kaşığı bal
3 adet hurma
1 tatlı kaşığı toz salep
2 su bardağı günlük süt

Tatlı kısmı sizin damak zevkinize uygun olmalı ise önce balı karıştırıp ondan sonra kabuklarını çıkardığımız hurmayı sıcak suda iyice ezdikten sonra karıştırabilirsiniz bu malzemeleri de isteğe göre arttırabilirsiniz. Toz salebi ise aktardan alabilirsiniz.

Tarifi ise şöyle; Çilekleri robottan geçiriyoruz, tüm malzemeleri mikserde 15 dakika kadar karıştırıp buzluğa koyuyoruz. Sırası ile hafif katılaşmasını bekleyerek sırası ile 15-30-45 dakikada bir (bu işlemi üç defa kadar yapacağız) buzluktan çıkartıp mikserle karıştırıyoruz. Arzuya, isteğe, evdeki tosbağaların beklentisine göre de dondurma kalıplarına pay edip donduruyoruz.

Afiyet bal şeker…

Yazar : Zeynep Guneştan
5 Kişi bu makaleyi beğendi.

 

Persentil Hesaplama

Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarının kilo ve boy dağılımını gösterir. Persentil değeri, bebeğinizin yaşıtları arasında 100 kişi içinde sıralama yapılırsa boy ve kilosuna göre sıralamadaki yerini belirtir.

Gurme Bebek Forum

  • Merhaba. Rüveyda Yılmaz 0507 24332 07 Beni de eklerseniz sevinirim. Oğlum 9 aylık [quote="Suyunannesi":fesin2we]Amacı tamamen Bilgi paylaşmak İçin kurulan samimi annelerin oluşturduğu...

    Lionesss - 22.09.2019
    Devamını Oku
  • lütfen biri bana yardımcı olsun.. kizim suan 9 aylik ve 6. Aydan beri istahi yok.. yani daha bugüne kadar hiç zorlamadim.. 3 ayda toplam an fazla 5 su bardağı yemek yemiştir.. yemiyor.. bi iki kasik...

    Elfsmyy - 20.09.2019
    Devamını Oku