Bebeğin anneyle* kurduğu ilk ilişki anne memesi üzerinden beslenme ile olur. Bu beslenme-besleme eylemi sadece fiziksel bir doyum sağlıyor gibi gözükse de hem anne hem de bebek için ruhsal bir doyumun da ilk başlangıcını oluşturur. Bebek, ilk doğduğunda duygularını ancak ilkel yollarla anlatabilir (ağlamak gibi), anne memesi de bu duyguları aktarmak için aracı bir nesne görevi görebilir.

Bebek annesini emerken onunla kurduğu tensel temas ve anne kokusuyla birlikte rahatlar ve gevşer. Anne de bebeğin aldığı keyif ve yaşadığı doyum ile tatmin duygusu yaşar ve emzirme eylemi, doyurma işlevi dışında bebek-anne arasında bir paylaşım-ilişki anlamına gelir.

Her zaman anne-bebek ilişkisinde beslenme, emzirme ile başlayamayabilir. Kimi zaman fiziksel durumlar buna engel olabilir. Bu noktada önemli olan biberonla ya da meme üzerinden olması farketmeksizin, annenin bebekle kurduğu paylaşım ve ilişkidir. Anne bebeği biberonla da beslediğinde aynı duygusal teması kurabilir ve bu durumda bebek de ona uygun şekilde karşılık verebilir.

Bebek yaşadığı ilk duyguları da bu beslenme eylemi üzerinden anneye aktarır. Kimi zaman öfkesini-üzüntüsünü gösterircesine beslenmeyi reddedebilir, kimi zaman anne memesini ısırmak isteyebilir, kimi zaman ise mutluluğunun göstergesi olarak çok iştahla ve keyifle anne memesini emebilir. Bu noktada bebeğin anneye verdiği üstü örtülü mesajları alarak ona uygun yanıtlar vermek, ona anlaşıldığını hissettiren ilk sinyalleri oluşturur.

Anne memesiyle başlayan beslenme eylemi, gelecekteki yeme alışkanlıkları için de bir örnek niteliğindedir. Çocuğun beslenme ihtiyacını anlayan, buna uygun olarak doyurmaya çalışan ve emzirmeyi bir iş dışında “paylaşım” olarak gören annelerin bebekleri, gelecekteki yemek saatlerini de aynı keyifle yaşayacaklardır. Ancak beslenmenin zorla olduğu, hatta bebeğin emmek istemediği, annenin sıklıkla bebek ile çatıştığı beslenme saatleri de gelecekteki yeme alışkanlıklarında bir zorluk olma ihtimalinin habercisidir.

Burada düşünülmesi gereken şey şudur; bebek ya da çocuk yemek üzerinden ebeveynine ne mesaj vermek istemektedir?

Yemek yeme eylemi çocuğun ebeveyniyle inatlaşmasını sağlayan bir aracı olabilir. Çocuk, ebeveynin hakimiyetini ve sınırlarını reddettiğini göstermek için bunu kullanabilir. Yemek yemeyi reddeden çocuk için, “ben sen istediğinde değil kendi istediğim zaman, istediğim miktarda, istediğim şeyi yerim” mesajını ebeveynine vermek istediğini düşünebiliriz. Yemek yeme konusunu karnını doyurmaktan öteye geçirip çok fazla yiyen çocuklar için ise, duygusal bir boşluğun yemek üzerinden doyurulması arzusu muhtemeldir. Aslında bebeklerin ve çocukların yeme alışkanlıklarını düşündüğümüzde yetişkinlikteki yeme alışkanlıkları ile ilgili ipuçları bulabiliriz. Yetişkinlerin de kimisi üzüldüğünde, öfkelendiğinde ya da yaşadığı duygu değişimlerinde daha fazla yemek yeme ihtiyacına girebilmektedirler. Kimi yetişkin ise tam tersi şekilde davranarak, böyle duygular hissettiğinde iştahsızlık yaşar ve yediği yemekten zevk alamamaya başlar. Bazen de yemek yeme eyleminden sağlanan doyum yetişkinlikte başka bir şekle bürünerek bağımlılıklara yol açabilir. Tek sebebi elbette buna bağlı olmamakla birlikte, sigara bağımlılığı bunun için bir örnek olabilir.

Psikolog Dilara Afşar Aslan

Dilara AFŞAR ARSLAN, 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuş, Maltepe üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına başlamıştır, "Okul çağı çocuklarının akademik başarıları ile dürtü eğilimlerinin Projektif testlerle incelenmesi" konulu tez çalışması halen devam etmektedir. 2016 yılında İstanbul Üniversitesinin "Pedagojik Formasyon Sertifika Programı"nı tamamlamıştır.Lisans eğitimine başladığından bu yana çeşitli eğitim kurumlarında ve psikolojik danışmanlık merkezlerinde 0-12 yaş aralığında çocuklarla duygusal ve bilişsel alanlar üzerine çalışmış, bireysel ve grup çalışmalarını sürdürmüştür. Oyun terapisi ve Rorshach, Cat, Tat, Peri Masalı gibi projektif test eğitimlerini tamamlamıştır.Halen özel bir okulda ve klinikte çocuklarla çalışmalarını sürdürmektedir.

*Anne, bu metinde ''bakım veren yetişkin'' anlamıyla kulanılmıştır.

 

Yazar :
15 Kişi bu makaleyi beğendi.

Persentil Hesaplama

Persentiller, belli bir yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarının kilo ve boy dağılımını gösterir. Persentil değeri, bebeğinizin yaşıtları arasında 100 kişi içinde sıralama yapılırsa boy ve kilosuna göre sıralamadaki yerini belirtir.

Gurme Bebek Forum

  • Bu ara da bazı uyarılar yapalım. Ek gıdaya geçiş uzun ve zor bir süreçtir. Anneler en başta ek gıdaya geçince her şey yoluna girecek yanılgısına kapılıyor ama bizden söylemesi Ve yukarıda...

    gurmebebekadmin - 18.07.2017
    Devamını Oku
  • 4-5 ay ek gıdaya geçiş Merhaba, öncelikle Başlama ayı konusunda farklı görüşler var. 4-5. ayda başlamak ve 6. ayda başlamaktır. Biz her zaman bebeğiniz takip eden doktorunuzun önerilerine...

    gurmebebekadmin - 18.07.2017
    Devamını Oku